27/9/2007 - VeDa...

onlar sizdiniz bilmez miyim
sırtlanıp gölgelerinizi
nasıl da kanatlanıp gidiyordunuz
sadece baktığım kalıyordu
...
oysa gelseydiniz
en kırılgan yanlarınızla olsun
...
hiç durur muydum
çarpar giderdim geceye
bende biriken düş kırıklarınızı
çok bekledim
yoktunuz
usulca okşayıp akşamlarınızı
sesimi bırakıp gidiyordum
duymuyordunuz
TEKİN GÖNENÇ
|
|
Yorum (10) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/5/2007 - sevmek...

saçak altına
sığınmış
göçmen kuşun
kar tanecikleri arasında
düşen
beyaz tüyünü de
görebilmek
işte!
sevmek...
sunay akın
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/5/2007 - __kavuşmanın Alfabesi__

Öylesine bir gündü,yeni değil de sanki geçmiş günlerden biriydi,öyle gibiydi...
Kaç gece beklemiştim seni.Kaç gece koynuma hasretini alıp uyumuştum.Kaç gece yalnızlık sancısıyla kıvranıp durmuştum.Öyle acımasızdı ki geceler,gökteki yıldızlar yüreğime atılan birer taş gibi gelmişti bana.Yine de herşeye değerdi bekleyişim.Bütün yollar sana çıkıyordu ama ben asıl senin yolunun benimkiyle kesişmesini bekliyordum.Aylar geçmişti hep vardın ama bir tek o an yanımdaydın.Biraz yabancıydın bana,biraz da tanıdık.Şaşkınlık,şaşkınlığımız çok fazla yansıyordu yüzümüze.Göz göze gelmek hiç bu kadar zor olmamıştı.Bir bakıştan bin anlam çıkarmak buna denirdi işte.Yüzümüzde birbirimize ait izler arıyorduk bakarken.
Ne çok duymuştum sesini ama sanki sen ilk kez konuşuyordun.İlk kez söylediğin sözler sahibiyle bütünleşiyordu.Düştükçe gülüşün yüzüne,sessiz olan her şey konuşmuştu içimde.Yine de sözler bir türlü çıkmıyordu ağzımdan.Oysa boynuna sarılıp"Sen aylardır beklenen,sen yıllardır özlenensin"demek istiyordum.Hava serin değildi ama ben titriyordum.Kelimeler hiç bu kadar zor olmamıştı bana.Ne zaman bişey söylemeye kalksam,her seferinde birşey oluyordu,sözcükler ağzımda donuyordu.Sıcaktın,
dokunmasan da yansıtıyordun.Biraz önce titreyen ben artık terliyordum.Aşktı bu biliyordum ama bunu kendime bile itiraf edemiyordum.
Farkında değildin belki,belki ben belli etmiyordum ama yıllardır koruduğum,yıllardır kimseye açmadığım topraklarımı çoktan teslim almıştın bile.Sınırlarımdan içeri girmiştin bir kere.Yüreğimin en gizli,en kuytu köşelerinde sen vardın artık.İtirazsızdım,belli ki mutluydum.Belli ki beni şaşırtan mutluluğun ta kendisiydi.Harfleri tükenmez bir kavuşmanın alfabesindeydim.Ve ben okumayı sanki yeniden öğreniyordum.Şimdi bu sevdayı bana yaşattığın için kendimi şanslı hissediyorum."Ya sen olmasaydın"diye düşünüyorum çünkü sen varsın.Çünkü sen içimdesin.Çünkü sen benim hayat kaynağımsın.
Biliyormusun,çölde bulabildiğim bir avuç su olsan,bitmeyesin diye içmem seni.Nerede olursan ol benimle kal.Ben bu yürek attığı sürece seninleyim.
MEHMET ÇOŞKUNDENİZ
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
9/5/2007 - aşk olsa gerek...

öyle tutkuluydum ki
hayata başlarken...
şimdiyse küçücük bir çiçek
teselli ediyor seni...
aradaki o büyük boşluğun adı
aşk olsa gerek...
CEZMİ ERSÖZ
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
9/5/2007 - yalnızca kanatlarına güven

aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim sırt çantalı bir duman gibi bir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken çökerken altımızdaki merdivenler sevgilim yalnızca kanatlarına güven
sevdalılar bilir bir kuş yağmurudur ilkbahar sevmeyi beceremeyenlerin koyduğu yasaklar çözülüp gider çocuk gölgelerinde yazın ve ağzımızın içinde dağılır aşk sapsarı bir şeker gibi erirken sonbahar bitmeyen bir kıştan söz açılırsa sevgilim sevgilim yalnızca kanatlarına güven
elimi uzattığımda sana gemileri göstermek için dümende kan kokusuyla bayılmış bir kaptan ateşin yüreğine sürüklenen bir ülke ufukta ve çekirge sürüleri yolcu bavullarından çıkan sevgilim dökülürken tüyleri savaş uçaklarına çarpan güvercinlerin her gün değişen atlasların içinde tara saçlarını ve yalnızca kanatlarına güven
götürürlerse bir gün beni ellerim iplerle bağlı şiirlerimin bilmediği yerlere ve hiç kimsenin alnımdan fırlayacak göçmen bir kuş gibi dur dünyanın paslanmış sırtında ve bensizliğe havalanırken korkma sevgilim sevgilim yalnızca kanatlarına güven
Akgün AKOVA
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
8/5/2007 - ___sustum!___

Ne kadar susulacaksa o kadar sustum! kendimle konuşuyorum şimdi yalnız... yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime kimse duymuyor...
Sustum! Bin ah sürüp dudaklarıma ne kadar susulacaksa o kadar sustum! sustu benimle deniz, sustu deli dalgalar, sustu martılar... umutlarımı sarıp rüzgarlara uzaklara savuruyorum her gece yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne kimse görmüyor...
Sustum! Tam acılarımı haykıracaktım ki, sustum ne kadar susulacaksa o kadar sustum! bir çığlık kanıyor demedim, en derininde yüreğimin... içimdeki volkanları boğarak sustum! açmadım kimselere yüreğimi hançeri sadece kendime sapladım sapladım ve sustum! hüznü yüzümde, acıları gözlerimde topladım sustum!..
Sustum! sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir yaraları yalayan rüzgar sokaklarında kahrolduğum şehir gözlerim konuşuyor yalnız!
Saçı ağarmış hayaller nemli kirpiklerle bulutlandığında gözlerim gökte şimşek olup çakıyorum kimse görmüyor...
Sustum! tuz basıp yaralarıma! ne kadar susulacaksa o kadar sustum! içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi yaslanıp yalnızlığın duvarına gül döküp kalabalıklara her gece kimsesiz geziyorum gönül ülkemi kimse bilmiyor...
Sustum! tam sevdiğimi haykıracaktım ki, sustum sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak acılar konuşuyor şimdi yalnız yaralı gönlümün sızıları konuşuyor tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir atıyorum uçurumlardan kimse görmüyor
Ne zaman dudaklarından öpmeye kalksam hayatı saçlarını koklasam rüzgarların içimde incecik bir sevgi ürperiyor sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme gelmiyor beklediğim bahar yaralar merhem tutmuyor gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara kimse silmiyor yağmur dinmiyor sevdiğim bilmiyor
Sustum! sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu zaman yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata kimse duymuyor
Sustum! İçimde dalgalar kabardıkça volkanlar gibi sustum sustu dudağımdaki şiir gözlerimdeki nehir gönlümdeki yara bulutlar haykırdı isyanımı şimşekler haykırdı sadece ben duydum sadece ben
Ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat ey kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi yaralar merhem tutmuyor geceler avutmuyor ben sustum acılarım konuşuyor yalnız yaralı gönlümün sızıları konuşuyor
Ben sustum! susmuyor yüreğimi kavuran kasırga pencereme vuran yağmur damlaları susmuyor dışarda inleyen rüzgar yıldızlar küs ay üzgün yağmur dinmiyor içimde binlerce şiir kanıyor her gece kimse bilmiyor kimse duymuyor
sustum! sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu hayat, sustu zaman acılar konuşuyor yalnız acılarım konuşuyor kimse duymuyor... duymuyor... duymu... duy...
Nuri Can
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/4/2007 - boşuna...

sen yoksun...
boşuna yağıyor yağmur
birlikte ıslanmayacağız ki
boşuna bu nehir...
çırpınıp pırpırlanması...
kıyısında oturup göremeyeceğiz ki
uzar uzar gider
boşuna yorulur yollar...
birlikte yürüyemeyeceğiz ki
özlemlerde ayrılıklar da boşuna..
öyle uzaklardayız...
birlikte ağlayamayacağız ki
seviyorum seni boşuna...
boşuna yaşıyorum
yaşamı bölüşemeyeceğiz ki...
AZİZ NESİN
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
27/4/2007 - ___Ağlamak___

Ağlamak
unutmak kadar kolaydır inan
sevin ağlayabiliyorsan
sevin ağlıyorsan
gül ağlayabiliyorum diye
gül ağlıyorum...ağlıyorum diye
sana birşey yapamam
ağlayamıyorsan...
Özdemir Asaf
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26/4/2007 - Büyük olsun

Ben büyük şarkıları severim;büyük olsun
Deniz gibi,gökyüzü gibi her şey ve mahzun
Seviyorsam seni aşk ölümsüzdür gönlümce
Aşıksam kadınım değil tanrıçasın
Denizler yolculuğa çağırır durur da beni
Gitmem düşünerek geri döneceğim günü
Ben büyük rüzgârları severim;büyük olsun
Aşkım da özlemim de hepsi,her şey ve mahzun
insan bir yanınca kerem misali yanmalı
Uykudan bile mahşer günü uyanmalı
AHMET MUHİP DRANAS
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
25/4/2007 - YAŞAMA SEBEBİ

sıkmışım dişlerimi gözlerim kanayana kadar
çeyizimizde hüzün motifleri
göçebe bir ağıt göğsümün derinliklerinde
bu aşkın dönüşü yoksa
duman kırığı gözlerinde gecenin hıçkırıkları
kırık keman sesi ve adağım var
moraran hercai düşlerim ateşi delip ıslatır mendilimi
kalbime dolar-sonsuz uykuma-korkuya susamış
yasadışı bir rüzgar
bu aşkın dönüşü yoksa
suya düşer kokusu menekşelerin
deniz her zamankinden daha köpüklü
serçeler bir garip ötüşlüdür
martıları mavnalarla başka türlü danseder
hamuruna sevgi katılmış bu dünyanın
küflü yüzler yok hiçlik de
hani ne derler gözlerinden öperim çocuk,gamlı sevda,şiir
ne'm kalır geriye gülüm seni alırlarsa benden
tiksintiler toplamı umutsuzluk sapağında ölüm
KAAN İNCE
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
|