müziğin sesini açtım
gecenin son saatleri arasında
senin çok sevdiğin bir caz müzik çalıyor radyoda
sen gittikten sonra nedir bu müzik dinleme ve çok uzaklara dalıp gitme merakı
şehrin ışıkları tek tek sönüyor
gecelerin son saatleri arasında
seni düşünmekten alamıyorum kendimi
aklıma senin gönderdiğin mektuplar geliyor ansızın
koşup sana ait ne varsa sakladığım kutuya sarılıyorum
hepsini okumuştum...yalnız giderken bıraktığın mektuba elimi bile sürmemiştim
senin bir daha dönmeyeceğini bilmek...
bu gece de dokunmak istemiyorum
şeytan diyor al kutuyu at sokağın ortasına
yine bir sessizlik...sen gittikten sonra sık sık gölgeliyor sessizlik hayatımı
içimde dizginlerini koparmış bir at gibi kaçma isteği
gecenin son saatleri artık
şehrin ışıkları tek tek sönmekte
perdeyi aralıyorum hafif
gözlerimi kapatıp rüzgarın serinliğini hissediyorum
ayrılık neleri öğretiyor düşünüyorum
ne yapıyorsun acaba
gecenin son saatleri arasında
bir ürperti kopuyor içimde
sokaklar bomboş
gölgeler karartmış tüm kenti
aramızda soğukluk mu var
çok üşüyorum...
birden dudaklarımın ıslandığını fark ediyorum
ağlıyormuyum ne
söz vermiştim..."Ağlamak yok,ağlamak yok."
hüzün nöbetleri geçiriyorum..elimde mi
bu kenti yıkalım diyorum
gecenin son saatleri de bitti
gün doğuyor...gölgeler uyanıyor
ve artık üşümüyorum
bakışların arasındayım çünkü...
28 nisan 2008-gece
saat: 02:25